Sizi merak ve heyecanla bekliyoruz Suat bey

2008-08-05 12:33:00

Aylardır internette fısıltıları dolaşan ve süpersonik aktörümüz Okan'ın da yeteneğiyle şenlendireceği haberini aldığımız Güz Sancısı filminin çekimlerinin nihayet başlaması ile "bekleyen dervişler" olarak cümleten rahat bir soluk aldık. Ben bu satırları yazarken belki Okan da Beyoğlu'nun bir yerlerinde her zamanki gibi dehşet bir performans sergiliyordur kimbilir? Bilumum çekim alet ve edevatı da dahil olmak üzere tüm set ekibinin bir yandan İstanbul'un Ağustos sıcağı altında yanarken diğer yandan Okan'daki yetenek ve karizma karşısında daha şimdiden eriyip bitme noktasına geldiğine eminim  Oralarda olabilmeyi ve uzaktan da olsa Okan'ın setteki halini izleyebilmeyi çok isterdim ama yapabileceğim tek şey vizyon tarihini bekleyerek sinema salonuna kurulup keyifle onu izlemek olacak.Filmin sitesindeki rol açıklamalarından anladığım kadarıyla Okan yine başrol değil ve yine şu çok sevdiği dertli rollerden birini almış. Her ne kadar aldığı rolün türü ve ortalıkta göründüğü süre ne olursa olsun elinden gelenin en iyisini yapmayı her zaman başaran bir oyuncu olsa da, başrol olmasını ve film boyunca onu bol bol izlemeyi tercih ederiz. Bu konuda kafamızdaki soru işaretlerini de ancak filmi izleyince atabileceğiz tabi ki. Bu filmdeki Suat önceki rollerinden de Necdet'ten de farklı bir karakter ama Okan'ın bunun da altından başarıyla kalkacağına ve kamera önünde kanlı canlı bir Suat karakteri oluşturup sinema perdesinden bize sunacağına kuşkum yok. Bu filmle beraber Okan'ı ilk kez sinemada izlemiş olacağım ve bu kadar donanımlı bir aktörü karanlık bir salonda, perde üzerine yansıyan neredeyse kendisiyle aynı boyuttaki görüntüsüyle ve çok yönlü yeteneği ile izlemek unutulmaz bir deneyim olacak. Tabi çekim haberlerini alır almaz Okan'ı izleme hayalle... Devamı

Okan'la Yaşamımıza Gelen Hoşluklar...

2008-07-20 18:43:00

Sokağa çıkıp insanlara "Bir oyuncunun hayranı olmak insana ne gibi faydalar sağlar?" diye sorsanız, sorduklarınızın bir kısmı dalga geçtiğinizi sanır, bir kısmı ne demek istediğinizi anlamaz, belki bir kısmı (eğer yeterince kıvrak zekalı ise) kendi kafasına göre bir cevap bulur buluşturur ve söyler. Bu soru bana sorulsa, soranı sorduğuna pişman edecek kadar çok şey söyleyebilirim. Neden mi?Her şey, Hatırla Sevgili'de esas kıza aşık pastacı genç Necdet rolünde yer alan ve ilk bölümlerden itibaren giderek dikkat çekip kendini kanıtlayan, adının Okan Yalabık olduğunu sonradan öğrendiğim, sarışın ve süper yetenekli genç için birkaç takdir cümlesi yazmak amacıyla dizinin forum sitelerinden birine üye olmamla başladı. Niyetim sadece Okan Yalabık başlığına bir yorum yazmak ve sonra hayatıma kaldığım yerden devam etmekti... ama olmadı. Okan'da izleyiciyi kendine çeken, Necdet'in başına ne gelirse gelsin keyifle izleten ve Necdet ne derse dersin masal misali dinleten çok farklı bir şeyler vardı ve bir süre sonra tekrar yorum yazma gereği duydum, sonra da ne olduğunu anlayamadan Okan'ın, Necdet'in, dizinin ve o sitenin feci abonesi oldum. Sonra siteden bir arkadaş, "Madem oyuncular da buraya üyeymiş ve bazen okuyorlarmış, öyle şeyler yazalım ki Okan'ın dikkatini çeksin ve bizlere özel mesaj atsın" diye bizi gaza getirdi ve bir anda ortalık karıştı :) Özellikle o bir iki aylık zaman zarfında öyle güzel yorumlar yazıldı, espriler yapıldı ve senaryolar uyduruldu ki, uzun zamandır internette gezerim ama en baba mizah sitesinde bile o kadar eğlenmemiştim. Okan Yalabık başlığı o sitenin en yaratıcı, en komik ve en orijinal başlığı olmuştu. Siteye üye olmadığından o dönemi kaçıran Okan hayranları için ve tabi site üyesi olduğu halde koyu Cansel Elçin hayranı olup Okan başlığına girme zahm... Devamı

Dünyanın en güzel konuşan pandası :)

2008-07-05 11:27:00

Tom Cruise'un Born on the 4th of July (Doğum Günü 4 Temmuz) filmi gelmişti aklıma Okan'ın Kung Fu Panda filmindeki Panda Po dublajı ile 4 Temmuz'dan itibaren sinema salonlarını şenlendireceğini ilk öğrendiğim zaman. Evet Okan da İlk Aşk'taki belki beş on dakikayı geçmeyen rolünden iki ve Mavi Gözlü Dev'deki repliği bile olmayan ve sadece bir iki dakika süren denizeri rolünden bir sene sonra, 4 Temmuz'da, görüntüsüyle olmasa bile sesiyle tekrar doğuyordu sinemada. Biraz film çok methedildiği için ve çokça da Okan'ın sesini sinema salonundaki imkanlarla duymak istediğim için vizyona girdiği ilk gün gündüz seanslarından birine giderek ülke çapında filmi izleyen ilk birkaç yüz kişi arasına girdim. Film animasyon olduğu için, tercih edenlerin çoğu çocuk. Anneler de çocuklarını salona bırakıp kendileri dışarıda vakit geçirerek sevimli Panda'dan ve Okan'ın yanı sıra Müşfik Kenter ve Köksal Engür gibi ustaların da elinden çıkmış bir dublajdan kendilerini mahrum ediyor. Çizgi film gibi çocuklara hitap ediyormuş gibi görünen ama aslında yediden yetmişe herkesin hoşuna gidebilecek bir yapımı neden izlememeyi tercih eder ki insanlar? Önemli olan hoş vakit geçirmek değil mi? Filmi izle ve eğlen işte :) Her neyse, internette gezen Türkçe fragmanlarda Okan'ın sesini duyamadığım için biraz panik olmuştum açıkçası ama film başlayıp Panda da yerlerde yuvarlanarak oflayıp poflamaya başlayınca, sesin de Okan'a ait olduğu ortaya çıktı ve o dakikadan sonra da bir dublaj ziyafeti çekildi kulaklara. Okan'ın sesi zaten genel olarak kulağa hoş gelen, insanın beynini tırmalamayan, aksine dinlerken dinlendiren bir ses. Okan'ın bu sesi her durumda başarıyla renkten renge sokabilme ve konuşurken... Devamı

Nerdesin Okan?

2008-06-26 23:12:00

Hatırla Sevgili'nin bittiği 3 hafta oldu, ekranlar boşaldı ve televizyonun tadı kalmadı sanki. Yok hayır, diziyi unutamayacak kadar sevdiğim için değil, sadece ve sadece dizi ile beraber Okan da gittiği için. Dizi final yaptığı zaman tek bir oyuncu da ardında bu kadar büyük boşluk bırakabiliyormuş, kendisini aratabiliyormuş demek...Onu izledim izleyeli oyunculara, oyunculuğa bakışım değişti. Eskiden daha çok konuyu takip eder, kim ne yapmış nasıl oynamış dikkat etmezdim; mimiklerin, el kol hareketlerinin farkında bile olmazdım. Ama Okan bu dizi ile öyle bir esip geçti ki, "iyi oyuncu nasıl olur, kamera karşısında nasıl gerçek gibi rol yapılır" konulu ders verdi izleyicilere, belki de hiç farkında olmadan. Daha önceki dizileri ile zaten onu kafasının içinde ayrı bir yerlere koymuş olan insanların yanına Necdet karakteri ile çarpıp geçtiklerini de ekleyerek geniş bir hayran kitlesini arkasına aldı. Çok güzel güldü, içtenlikle, kahkahayla, gözleriyle... her defasında ekran karşısında bizlerin de ağzımızın kulaklarımıza varmasına neden olarak... çok güzel ağladı, acısını, hüznünü bütün yüzüne, bütün bedenine yayarak, sarsılarak, hıçkırarak, içini çekerek... öyle ki "kim demiş erkekler ağlamaz diye, kendini bildi bileli kalbinin tek sahibi olmuş olan kadın için, onu kaybetme korkusuyla ağlıyor işte bütün doğallıyla" dedik hepimiz... Çok gerçekçi endişeler yaşattı, sevdiği kadının çaresizlik yüzünden yaşamına son vermek üzere tehlikeli bir adım attığını ve bir saniye bile gecikirse onu sonsuza kadar kaybetme tehlikesiyle burun buruna olacağını fark ettiği anda, faytonda son hız giderken, gözleriyle kadınını deli gibi aranır ama bulamazken... o kayalığın tepesinde, vazgeçmesi ... Devamı

Ekranların, sahnelerin incisi, aktörlerin birincisi

2008-06-17 00:29:00

Okan Yalabık... 2006 sonbaharına kadar adını sanını duymadığım, Hatırla Sevgili ile keşfettiğim, dizinin bölümleri ilerledikçe yeteneğinin derinliğini fark ettiğim ve 39 Basamak oyunundan sonra da "böyle bir aktör olamaz, bu çocuk kesinlikle Mars'tan filan geliyor olmalı" diyerek gözlerime, kulaklarıma inanamadığım yetenek abidesi süpersonik aktör. Hatırla Sevgili'de Necdet olup sıcaklığıyla ekranları ısıtmadan önce meğer nerelerde boy göstermiş de hiç haberim olmamış. Ne polisliği kalmış, ne serseriliği, ne çapkınlığı... Yurdum genç kızlarının hatırı sayılır bölümü de ona hastaymış  Benim ekran vasıtasıyla tanışıklığım bir hayli olgun yaşıma denk geldiği için oyuncunun kaşına, gözüne, saçının teline kaptırıp kafayı yeme seviyesini çoktan geçsem de televizyonda gördüğüm her sahnesinde rolünün içine girebilme, gözlerini, ellerini, sesini kullanabilme becerisine şahit olarak onun rol yeteneğini takdir ettim. Hatırla Sevgili'nin takriben 15. bölümü itibarıyla Okan'ın geçmişini de merak ederek, ucundan kenarından göründüğü yapımlardan (Mavi Gözlü Dev), yarısını doldurduğu filmlere (Kabuslar Evi, Hayal-i Cihan) kadar ne var ne yok bulup izledim ve aynı başarının her yerde göze çarptığını fark ettim. Okan konservatuar mezunu. Üniversitelerin filanca dalından mezun olmak o mesleği hakkıyla yerine getirmek için yeter sebep olmadığı gibi konservatuar bitirmiş olmak da "parmakla gösterilecek" bir oyuncu olmak için yeterli değil. Her konservatuarlı aynı keyfi vermiyor bana. Okan'da bundan çok daha fazlası var, bazı şeyler vardır ki on yıl eğitim verip kişinin kafasına da vursanız öğretemeyebilirsiniz ama Okan sahnede ve kamer... Devamı